-
Çocuk Ne İster.
Çocuk
Çocukları akışındayken izleyeceksin .
Onların ruh hallerini ancak öyle özümseyebilirsiniz.
Örneğin tek başına bırakılmış bir çocuğu ele alalım. Aile tarafından ilgi görmemiş mutlu kızgın öfkeli korkak halinde yalnız bırakılmış çocukları düşünün. Tepki dışa yansıtamaz içinde yaşar. Aile bireyi onu analiz de edemez. Hangi durumlarda hangi müdahaleleri uygulayacağını bilmez ve çocuğa yanlış yöntemler uygulamaya koyulur. Başardığı zaman aileden bir onay veya ödül görmek ister.Başarısının pekişmesi için ve tepki gördükçe de davranışlarına yenisini ekler. -
Biraz da duygulardan

-
SEVGİ NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ
Hayata ilk gözlerinizi açtığımız andan itibaren dünyayı anlamaya çalışırız Tabi bebekken bile bu durum ilk önce vücudumuzu öğrenmek ile başlar. Kaba motor ince motor denge ile devam eder. Bunların hepsi tek başına halledilecek gibi kolay görünmez. İşte bu durumda aile devreye girer .
Bebek 1. ayında avucuna konan parmağı sıkarak tutmaya çalışır ince motor becerileri bu sayede gelişir. 5. ayında yerde yuvarlanıp ters dönebilirken vücut koordinasyonunu geliştirir.
12. ayında ise elinden tutulunca yürüyebilir.
Bu durum bizlere her konuda desteğin ihtiyaç duyulduğu bir alan olduğu gerçeğini doğuruyor.
Aynı zamanda zoraki destek değil sevgi ile verilen destek sürdürülebilir olup yaşam boyu devam eden sürecin başlangıcı gibi sayılıp gider.
-
Selektif Mutizm Seçici Konuşmazlık Olan Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı
Selektif Mutizm( Seçici Konuşmazlık) Çocuklarda örneğin sadece anne ve baba ile konuşurken kardeşleri veya akrabaları ile konuşmaz. Kaygı ile eşlik eden bu durum korkuyu da peşinde sürükler. Bu yüzden çocuk hep arkaya doğru adımını atar ve sadece güvendikleri ile temasa geçer. Tabi her çocuk için bu durum geçerli değildir Kimisi sadece anne ile bir tek işaretlerde veyahut ruh haline göre sesler çıkararak kimisi de ailesi ile birlikteyken herşey çok normal bir şekilde yaşantı içindeyken toplulukta sadece ailesinin yanına çekilir ve kendini toplumdan soyutlar. O yüzden yapmamız gereken çocuğa önce güvenli ortamı sağlayıp onu desteklemek. Bulunduğu yerde kendisine kaygı oluşturabilecek durumları azaltmak. Böylelikle çocuğu yeterliliğinden başlayıp yetersizliğine doğru aşamalı bir eğitim sürecine tabi tutmaktır.

Çocuğun ilk öğretmeni “annesidir”
Çocuğun her zaman anneye olan bağlılığı fetüs halinden ta büyüyene kadar devam eder. Çocuk duyguların hepsini anneden almıştır bir kere. Gerek üzüntüsü gerek kızgınlığı gerekse içe kapanıklığı hepsi anneden gelen bir özellik.